YAZILAR

A collection of 13 posts
İYİLİĞİN GÖLGESİ: FAUST’TAN WOLAND’A KÖTÜLÜĞÜN DİYALEKTİĞİ
YAZILAR

İYİLİĞİN GÖLGESİ: FAUST’TAN WOLAND’A KÖTÜLÜĞÜN DİYALEKTİĞİ

1. Giriş İnsanlık kötülüğü yalnızca yaşamamış, onu anlamlandırmak zorunda da kalmıştır. Acı, ölüm, hastalık, yıkım ve insanın insana uyguladığı şiddet karşısında bilinç, karşılaştığı olguyu çıplak bir olay olarak bırakmamış; ona nedenler, amaçlar ve değerler yüklemiştir. “Kötülük” bu bakımdan yalnızca ahlakın bir kavramı değil, insan zihninin varoluşu anlamlandırma biçimlerinden biridir. İnsan
14 min read
Yıldızını Yakan Özne: Rimbaud ve Benliğin Trajik Ontolojisi
YAZILAR

Yıldızını Yakan Özne: Rimbaud ve Benliğin Trajik Ontolojisi

Yıldızını Yakan Özne: Rimbaud ve Benliğin Trajik Ontolojisi Rimbaud’nun “Ben başkalarıdır” sözü, modern öznenin kendi üzerine kapanmış, kendisine bütünüyle sahip, saydam ve değişmez bir merkez olmadığını gösteren en parlak sezgilerden biridir. Fakat bu söz, insan benliğinin bütün trajik mimarisini kuşatmaya yetmez. Çünkü ben, yalnızca başkalarından yapılmış bir özne değildir;
13 min read
Homeros’un Ozanından Nolan’ın Kamerasına: Sözlü, Yazılı ve Görsel Kültürün Ortak Zihin Üzerindeki Diyalektiği
YAZILAR

Homeros’un Ozanından Nolan’ın Kamerasına: Sözlü, Yazılı ve Görsel Kültürün Ortak Zihin Üzerindeki Diyalektiği

Christopher Nolan’ın The Odyssey filminin dünya ölçeğinde gördüğü yoğun ilgiye yalnızca çağdaş sinemanın teknolojik olanakları, yönetmenin kişisel ünü ya da sinema endüstrisinin pazarlama gücü üzerinden bakmak, karşımızdaki kültürel fenomenin daha derindeki anlamını gözden kaçırmak olur. Homeros’un binlerce yıllık anlatısının çağdaş görüntü teknolojisinin en gelişmiş araçlarından biriyle yeniden kurulması
13 min read
Saçmanın Antropomorfik Yazgısı: İnsan Zihninin Anlam Kurma Serüveni Üzerine Felsefi Bir Deneme
YAZILAR

Saçmanın Antropomorfik Yazgısı: İnsan Zihninin Anlam Kurma Serüveni Üzerine Felsefi Bir Deneme

Tertullianus’a atfedilen “Credo quia absurdum est” sözü, tarihsel bakımdan birebir ona ait olup olmamasından bağımsız olarak, insan zihninin metafizik yazgısını açığa çıkaran en yoğun formüllerden biri olarak düşünce tarihinde yaşamayı sürdürmüştür. Bu sözün asıl gücü, filolojik doğruluğundan çok, insanın varoluş karşısındaki temel tutumunu görünür kılmasından kaynaklanır. Çünkü insan, yalnızca
10 min read
Doğanın İçinden Doğaya Karşı: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsan Türünün Kültürel Evrimi
YAZILAR

Doğanın İçinden Doğaya Karşı: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsan Türünün Kültürel Evrimi

Anahtar kavramlar: varlık-bilinç çelişkisi, kültür felsefesi, felsefi antropoloji, ortak hafıza, benzetişimci bilinç, mit, logos, teknik, yabancılaşma, meta fetişizmi, etik-ekosantrik bilinç Doğanın Dışlanmış Çocuğu İnsan türünün doğal evrim tarafından belirlenmiş sıradan bir canlı türü olmaktan çıkarak, kendi varoluş alanını kültürel, simgesel ve tarihsel bir düzlemde yeniden kurmaya yönelmesi, insanlık tarihinin en
22 min read
TESS: Evrensel Tragedyanın Doğa Kaynaklı Masumiyetle Modern Bilincin Çatlağı Arasında Yazılan Kırılgan Yasası
YAZILAR

TESS: Evrensel Tragedyanın Doğa Kaynaklı Masumiyetle Modern Bilincin Çatlağı Arasında Yazılan Kırılgan Yasası

Thomas Hardy’nin *Tess of the d’Urbervilles* romanı, İngiliz edebiyatının yalnızca dramatik bir anlatısı değil; insanlığın binlerce yıldır taşıdığı varoluşsal çatlağın modern çağdaki en çıplak biçimde görünür hâle geldiği büyük bir bilinç sahnesidir. Hardy’nin bu romanda işlediği temel düşünce, insanın doğal varoluşuyla tarih boyunca örülmüş kültürel bilinç yapıları
4 min read
Kavramın İmparatorluğu: Roma, Latince ve Batı Uygarlığının Kuruluşu
YAZILAR

Kavramın İmparatorluğu: Roma, Latince ve Batı Uygarlığının Kuruluşu

Bir kültürün insanlık tarihinin ortak belleğine yerleşmesi, yalnızca düşünsel üretiminin derinliğiyle açıklanamaz. Düşünce, kendi başına doğduğu coğrafyanın sınırlarını aşmaya yetmez; onu taşıyacak yollar, kurumlar, diller, yasalar, kentler, ordular, ticaret ağları, tapınaklar, okullar, kütüphaneler ve siyasal örgütlenmeler gerekir. Kültür, ancak bir taşıyıcı beden bulduğunda tarihsel bir güç hâline gelir. Bu nedenle
9 min read
İnsan Kendi Günahlarınca Avlanır: Dostoyevski’de Suçun ve Sorumluluğun Metafiziği
YAZILAR

İnsan Kendi Günahlarınca Avlanır: Dostoyevski’de Suçun ve Sorumluluğun Metafiziği

Dostoyevski’nin roman evreninde insan, hiçbir zaman yalnızca kendi bireysel psikolojisinin sınırları içinde anlaşılabilecek yalın bir varlık değildir. O, tarihsel koşulların, toplumsal normların, metafizik boşlukların, bastırılmış arzuların, ahlaki kırılmaların, inançla kuşku arasındaki derin çatlağın içinden konuşan trajik bir varlıktır. Dostoyevski’nin kişileri, gündelik hayatın sıradan akışı içinde beliren roman kahramanları
16 min read
Dilin Elindeki Ölüm ve Yaşam: Benzetişimci Bilinç, Dolayımsal Algı ve Toplumsal Kötülüğün İnşası
YAZILAR

Dilin Elindeki Ölüm ve Yaşam: Benzetişimci Bilinç, Dolayımsal Algı ve Toplumsal Kötülüğün İnşası

Giriş “Mors et vita in manu linguae” — ölüm ve yaşam dilin elindedir. Bu latin sözü, ilk bakışta bireysel ahlak alanına aitmiş gibi görünse de, tarihsel ve toplumsal düzeyde daha geniş bir anlam ufkuna sahiptir. Çünkü dil, yalnızca insanın dünyayı adlandırma aracı değildir; aynı zamanda dünyanın insan bilincinde nasıl kurulacağını, nasıl
8 min read
Saçmalığın Ontolojisi: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsanlığın Evrensel Tragedyası
YAZILAR

Saçmalığın Ontolojisi: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsanlığın Evrensel Tragedyası

Öz Bu çalışma, insanın türsel varoluşunu “saçma olan” ile “anlamlı olan” arasındaki temel çelişki bağlamında ele almaktadır. Makalenin ana savı, insanın doğanın zorunlu düzeni içinde varlık kazanan; fakat bilinç aracılığıyla bu zorunluluğu aşmaya, anlamlandırmaya ve evrensel hakikatle özdeşleşmeye yönelen trajik bir varlık olduğudur. Bu çerçevede “varlık-bilinç çelişkisi”, insanın hem kültür
14 min read
Giriş: Hakikat ve Gücün Çatışması
YAZILAR

Giriş: Hakikat ve Gücün Çatışması

İnsan, varoluşunu anlamlandırma ve türün varlığını güvenli bir yapı içinde sürdürebilme arayışıyla, zihnindeki imgelerden ve değer örüntülerinden oluşturduğu metafizik dünyasında kutsal iradeyi, yani varoluşunu belirleyen gücü merkeze koyar. Bu, bilinç ile bilinçaltı arasındaki, bir başka deyişle id, ego ve süperego arasındaki ilişkiyi şekillendiren varoluşsal bir dinamiğe dönüşür. Aynı zamanda, zihinsel
5 min read
BAŞ, BEYİN VE ÇENENİN EVRİMİ: DOĞAL, TÜRSEL VE TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜN ANATOMİSİ
YAZILAR

BAŞ, BEYİN VE ÇENENİN EVRİMİ: DOĞAL, TÜRSEL VE TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜN ANATOMİSİ

Özet İnsan başı, yalnızca bir anatomik yapı değil, doğanın kendi bilincine ulaşma çabasında bir eşiği temsil eder. Bu makale, baş-beyin-çene üçlüsünün evrimini biyolojik, nörofizyolojik ve sosyo-kültürel boyutlarıyla ele alarak, insanın doğadan kültüre geçişindeki temel dinamikleri tartışır. Ateşin kullanımı, beslenme biçimlerinin değişimi, tarım ve mutfak olgusunun kurumsallaşmasıyla ortaya çıkan biyomekanik, bilişsel
5 min read