Dursun Berk Blog

Dursun Berk Blog

Dursun Berk'in kişisel yazı ve arşivlerini içerir

Saçmanın Antropomorfik Yazgısı: İnsan Zihninin Anlam Kurma Serüveni Üzerine Felsefi Bir Deneme

Saçmanın Antropomorfik Yazgısı: İnsan Zihninin Anlam Kurma Serüveni Üzerine Felsefi Bir Deneme

Tertullianus’a atfedilen “Credo quia absurdum est” sözü, tarihsel bakımdan birebir ona ait olup olmamasından bağımsız olarak, insan zihninin metafizik yazgısını açığa çıkaran en yoğun formüllerden biri olarak düşünce tarihinde yaşamayı sürdürmüştür. Bu sözün asıl gücü, filolojik doğruluğundan çok, insanın varoluş karşısındaki temel tutumunu görünür kılmasından kaynaklanır. Çünkü insan, yalnızca
10 min read
Doğanın İçinden Doğaya Karşı: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsan Türünün Kültürel Evrimi

Doğanın İçinden Doğaya Karşı: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsan Türünün Kültürel Evrimi

Anahtar kavramlar: varlık-bilinç çelişkisi, kültür felsefesi, felsefi antropoloji, ortak hafıza, benzetişimci bilinç, mit, logos, teknik, yabancılaşma, meta fetişizmi, etik-ekosantrik bilinç Doğanın Dışlanmış Çocuğu İnsan türünün doğal evrim tarafından belirlenmiş sıradan bir canlı türü olmaktan çıkarak, kendi varoluş alanını kültürel, simgesel ve tarihsel bir düzlemde yeniden kurmaya yönelmesi, insanlık tarihinin en
22 min read
Hakikatin Temsili, Sözlü Hafıza ve Yazılı İktidar: Mitos, Epos ve Logos Sentezi Bağlamında Kutsal Kitapların Ortak Bilinç İnşasındaki Rolü

Hakikatin Temsili, Sözlü Hafıza ve Yazılı İktidar: Mitos, Epos ve Logos Sentezi Bağlamında Kutsal Kitapların Ortak Bilinç İnşasındaki Rolü

Giriş İnsan zihni, hakikati edilgin biçimde yansıtan saydam bir ayna değildir. Zihin, hakikate yönelen, onu kavramaya çalışan, kavradığını temsil eden ve temsil ettiği şeyi tarihsel, toplumsal, dilsel ve simgesel dolayımlar içinde yeniden üreten etkin bir örüntüleme alanıdır. Bu nedenle zihinsel olguların ve zihinsel örüntülere dayalı yapıların hakikati temsil etme kapasitesi,
17 min read
Sürgünün Mistik Hafızası: Olga Tokarczuk’un Yakub’un Kitapları Romanında Kabala, Mesihçilik ve Modernliğin Eşiği

Sürgünün Mistik Hafızası: Olga Tokarczuk’un Yakub’un Kitapları Romanında Kabala, Mesihçilik ve Modernliğin Eşiği

Öz Olga Tokarczuk’un Yakub’un Kitapları, tarihsel romanın sınırlarını aşarak sürgün, Kabala, mesihçilik, kutsal metin, beden, kimlik ve modernliğin doğuşu üzerine çok katmanlı bir düşünce evreni kurar. Roman, Yakup Frank’ın kişiliği etrafında yalnızca on sekizinci yüzyıl Doğu Avrupa Yahudiliğinin dinsel ve toplumsal krizlerini değil, aynı zamanda Talmudcu ortodoksi
17 min read
Şiirin Sürgün Adası Sözlü Kültürden Görüntüsel Yabancılaşmaya İnsanlığın Ortak Hafızası

Şiirin Sürgün Adası Sözlü Kültürden Görüntüsel Yabancılaşmaya İnsanlığın Ortak Hafızası

İnsanlık tarihi, yalnızca üretim araçlarının, siyasal kurumların, teknik aygıtların ya da ekonomik ilişkilerin tarihi değildir; aynı zamanda insan zihninin kendi kendisini kurma, kendisini anlama, kendisini simgeler içinde çoğaltma ve sonunda kendi yarattığı simgesel evrenler içinde yabancılaşma tarihidir. İnsan, doğanın bağrından kopup kendi bilincinin dar ama büyülü aynasına baktığı andan itibaren
11 min read
Narkissos Miti ve İnsanın Metamorfozu (Türsel -zihinsel evrimi) Üzerine Felsefi, Antropolojik ve Homosentrik Bir yaklaşım:

Narkissos Miti ve İnsanın Metamorfozu (Türsel -zihinsel evrimi) Üzerine Felsefi, Antropolojik ve Homosentrik Bir yaklaşım:

‘’Suda Gördüm Yüzümü, Ondan Devşirdim Özümü’’ Özet Bu makale, Narkissos mitini bireysel bir narsisizm hikayesinden çok, insan türünün doğadan koparak zihninde metafizik bir düzlem oluşturan ve benzetişimci bir düşünceyle soyut değerler üzerinden metafizik bir varoluş inşa eden kültürel bir varlık haline dönüşümünü temsil eden bir alegori olarak ele almaktadır. İnsan,
8 min read
TESS: Evrensel Tragedyanın Doğa Kaynaklı Masumiyetle Modern Bilincin Çatlağı Arasında Yazılan Kırılgan Yasası

TESS: Evrensel Tragedyanın Doğa Kaynaklı Masumiyetle Modern Bilincin Çatlağı Arasında Yazılan Kırılgan Yasası

Thomas Hardy’nin *Tess of the d’Urbervilles* romanı, İngiliz edebiyatının yalnızca dramatik bir anlatısı değil; insanlığın binlerce yıldır taşıdığı varoluşsal çatlağın modern çağdaki en çıplak biçimde görünür hâle geldiği büyük bir bilinç sahnesidir. Hardy’nin bu romanda işlediği temel düşünce, insanın doğal varoluşuyla tarih boyunca örülmüş kültürel bilinç yapıları
4 min read
Kavramın İmparatorluğu: Roma, Latince ve Batı Uygarlığının Kuruluşu

Kavramın İmparatorluğu: Roma, Latince ve Batı Uygarlığının Kuruluşu

Bir kültürün insanlık tarihinin ortak belleğine yerleşmesi, yalnızca düşünsel üretiminin derinliğiyle açıklanamaz. Düşünce, kendi başına doğduğu coğrafyanın sınırlarını aşmaya yetmez; onu taşıyacak yollar, kurumlar, diller, yasalar, kentler, ordular, ticaret ağları, tapınaklar, okullar, kütüphaneler ve siyasal örgütlenmeler gerekir. Kültür, ancak bir taşıyıcı beden bulduğunda tarihsel bir güç hâline gelir. Bu nedenle
9 min read
İnsan Kendi Günahlarınca Avlanır: Dostoyevski’de Suçun ve Sorumluluğun Metafiziği

İnsan Kendi Günahlarınca Avlanır: Dostoyevski’de Suçun ve Sorumluluğun Metafiziği

Dostoyevski’nin roman evreninde insan, hiçbir zaman yalnızca kendi bireysel psikolojisinin sınırları içinde anlaşılabilecek yalın bir varlık değildir. O, tarihsel koşulların, toplumsal normların, metafizik boşlukların, bastırılmış arzuların, ahlaki kırılmaların, inançla kuşku arasındaki derin çatlağın içinden konuşan trajik bir varlıktır. Dostoyevski’nin kişileri, gündelik hayatın sıradan akışı içinde beliren roman kahramanları
16 min read
Dilin Elindeki Ölüm ve Yaşam: Benzetişimci Bilinç, Dolayımsal Algı ve Toplumsal Kötülüğün İnşası

Dilin Elindeki Ölüm ve Yaşam: Benzetişimci Bilinç, Dolayımsal Algı ve Toplumsal Kötülüğün İnşası

Giriş “Mors et vita in manu linguae” — ölüm ve yaşam dilin elindedir. Bu latin sözü, ilk bakışta bireysel ahlak alanına aitmiş gibi görünse de, tarihsel ve toplumsal düzeyde daha geniş bir anlam ufkuna sahiptir. Çünkü dil, yalnızca insanın dünyayı adlandırma aracı değildir; aynı zamanda dünyanın insan bilincinde nasıl kurulacağını, nasıl
8 min read
Saçmalığın Ontolojisi: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsanlığın Evrensel Tragedyası

Saçmalığın Ontolojisi: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsanlığın Evrensel Tragedyası

Öz Bu çalışma, insanın türsel varoluşunu “saçma olan” ile “anlamlı olan” arasındaki temel çelişki bağlamında ele almaktadır. Makalenin ana savı, insanın doğanın zorunlu düzeni içinde varlık kazanan; fakat bilinç aracılığıyla bu zorunluluğu aşmaya, anlamlandırmaya ve evrensel hakikatle özdeşleşmeye yönelen trajik bir varlık olduğudur. Bu çerçevede “varlık-bilinç çelişkisi”, insanın hem kültür
14 min read
Giriş: Hakikat ve Gücün Çatışması

Giriş: Hakikat ve Gücün Çatışması

İnsan, varoluşunu anlamlandırma ve türün varlığını güvenli bir yapı içinde sürdürebilme arayışıyla, zihnindeki imgelerden ve değer örüntülerinden oluşturduğu metafizik dünyasında kutsal iradeyi, yani varoluşunu belirleyen gücü merkeze koyar. Bu, bilinç ile bilinçaltı arasındaki, bir başka deyişle id, ego ve süperego arasındaki ilişkiyi şekillendiren varoluşsal bir dinamiğe dönüşür. Aynı zamanda, zihinsel
5 min read
BAŞ, BEYİN VE ÇENENİN EVRİMİ: DOĞAL, TÜRSEL VE TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜN ANATOMİSİ

BAŞ, BEYİN VE ÇENENİN EVRİMİ: DOĞAL, TÜRSEL VE TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜN ANATOMİSİ

Özet İnsan başı, yalnızca bir anatomik yapı değil, doğanın kendi bilincine ulaşma çabasında bir eşiği temsil eder. Bu makale, baş-beyin-çene üçlüsünün evrimini biyolojik, nörofizyolojik ve sosyo-kültürel boyutlarıyla ele alarak, insanın doğadan kültüre geçişindeki temel dinamikleri tartışır. Ateşin kullanımı, beslenme biçimlerinin değişimi, tarım ve mutfak olgusunun kurumsallaşmasıyla ortaya çıkan biyomekanik, bilişsel
5 min read