Dursun Berk Blog

Dursun Berk Blog

Dursun Berk'in kişisel yazı ve arşivlerini içerir

şiirler

DUA VE UMUTSUZLUK

Kıyıları paralayan dalgalar gibi yükselir yüreğimden dualarım... Paralar ciğerlerimi...param parça olur boğazım,dilim ,dudaklarım... Tükenir nefesim sabrın demir kapılarında... söner umutlarımın kandil ışıĝı! Ve ölüme yatar umutlarıma can veren hayallerim... Ruhum kanatlarını yitirir sonsuz gecenin rahminden düşmüş Kederlerin kollarında..! Göksel Melekler secdeye varır dualarımın heybetinden,azametinden... Genede aralanmaz merhamet
şiirler

BAŞKA BİR DÜNYA

Sonsuz hiçlik denizinin ortasında Bilinmeze giden dümeni bozuk bir gemideyiz ... Hiç kimse yok , herkesten yoksun,kendi gölgelerimizle baş başa bir yolculuk bu... Kapılmışız hiçliğin dev dalgalarınaKökten sarsılıp derin kaygılar kuşanıyor tutsak benliklerimiz... Yüreklerimizde köksalmış cehennemi kaybolma kaygılarımız: Hiçliğin rahminden beynimizin kıvrımlarına düşmüş ve tuzak kurmuş yaşam sevgisi yüklü kervanlara... Kaygının
1 min read
şiirler

RUH YANGINLARI

Ruh yangınlarının isleri kararttı uykumun Güneşini Ümit ışığım kaybolup gitti zifti gecenin doruklarında... Volkan ağızlarında soyundum şiddetle paralayıp attım, hayatın ağularla sıvanmış dikenli esvabını, kor ateşin alev dalgalarına bıraktım kendimi, Akdenizin köpüklü dalgalarına binip iz bırakmadan hakikat denizinde kaybolan Börklüce gibi sıyrıldım kendimden... Ve buharlaşıp kayboldum kendi ateşimin alevsiz kollarında.
İYİLİĞİN GÖLGESİ: FAUST’TAN WOLAND’A KÖTÜLÜĞÜN DİYALEKTİĞİ
YAZILAR

İYİLİĞİN GÖLGESİ: FAUST’TAN WOLAND’A KÖTÜLÜĞÜN DİYALEKTİĞİ

1. Giriş İnsanlık kötülüğü yalnızca yaşamamış, onu anlamlandırmak zorunda da kalmıştır. Acı, ölüm, hastalık, yıkım ve insanın insana uyguladığı şiddet karşısında bilinç, karşılaştığı olguyu çıplak bir olay olarak bırakmamış; ona nedenler, amaçlar ve değerler yüklemiştir. “Kötülük” bu bakımdan yalnızca ahlakın bir kavramı değil, insan zihninin varoluşu anlamlandırma biçimlerinden biridir. İnsan
14 min read
Yıldızını Yakan Özne: Rimbaud ve Benliğin Trajik Ontolojisi
YAZILAR

Yıldızını Yakan Özne: Rimbaud ve Benliğin Trajik Ontolojisi

Yıldızını Yakan Özne: Rimbaud ve Benliğin Trajik Ontolojisi Rimbaud’nun “Ben başkalarıdır” sözü, modern öznenin kendi üzerine kapanmış, kendisine bütünüyle sahip, saydam ve değişmez bir merkez olmadığını gösteren en parlak sezgilerden biridir. Fakat bu söz, insan benliğinin bütün trajik mimarisini kuşatmaya yetmez. Çünkü ben, yalnızca başkalarından yapılmış bir özne değildir;
13 min read
Homeros’un Ozanından Nolan’ın Kamerasına: Sözlü, Yazılı ve Görsel Kültürün Ortak Zihin Üzerindeki Diyalektiği
YAZILAR

Homeros’un Ozanından Nolan’ın Kamerasına: Sözlü, Yazılı ve Görsel Kültürün Ortak Zihin Üzerindeki Diyalektiği

Christopher Nolan’ın The Odyssey filminin dünya ölçeğinde gördüğü yoğun ilgiye yalnızca çağdaş sinemanın teknolojik olanakları, yönetmenin kişisel ünü ya da sinema endüstrisinin pazarlama gücü üzerinden bakmak, karşımızdaki kültürel fenomenin daha derindeki anlamını gözden kaçırmak olur. Homeros’un binlerce yıllık anlatısının çağdaş görüntü teknolojisinin en gelişmiş araçlarından biriyle yeniden kurulması
13 min read
Saçmanın Antropomorfik Yazgısı: İnsan Zihninin Anlam Kurma Serüveni Üzerine Felsefi Bir Deneme
YAZILAR

Saçmanın Antropomorfik Yazgısı: İnsan Zihninin Anlam Kurma Serüveni Üzerine Felsefi Bir Deneme

Tertullianus’a atfedilen “Credo quia absurdum est” sözü, tarihsel bakımdan birebir ona ait olup olmamasından bağımsız olarak, insan zihninin metafizik yazgısını açığa çıkaran en yoğun formüllerden biri olarak düşünce tarihinde yaşamayı sürdürmüştür. Bu sözün asıl gücü, filolojik doğruluğundan çok, insanın varoluş karşısındaki temel tutumunu görünür kılmasından kaynaklanır. Çünkü insan, yalnızca
10 min read
Doğanın İçinden Doğaya Karşı: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsan Türünün Kültürel Evrimi
YAZILAR

Doğanın İçinden Doğaya Karşı: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsan Türünün Kültürel Evrimi

Anahtar kavramlar: varlık-bilinç çelişkisi, kültür felsefesi, felsefi antropoloji, ortak hafıza, benzetişimci bilinç, mit, logos, teknik, yabancılaşma, meta fetişizmi, etik-ekosantrik bilinç Doğanın Dışlanmış Çocuğu İnsan türünün doğal evrim tarafından belirlenmiş sıradan bir canlı türü olmaktan çıkarak, kendi varoluş alanını kültürel, simgesel ve tarihsel bir düzlemde yeniden kurmaya yönelmesi, insanlık tarihinin en
22 min read
Hakikatin Temsili, Sözlü Hafıza ve Yazılı İktidar: Mitos, Epos ve Logos Sentezi Bağlamında Kutsal Kitapların Ortak Bilinç İnşasındaki Rolü

Hakikatin Temsili, Sözlü Hafıza ve Yazılı İktidar: Mitos, Epos ve Logos Sentezi Bağlamında Kutsal Kitapların Ortak Bilinç İnşasındaki Rolü

Giriş İnsan zihni, hakikati edilgin biçimde yansıtan saydam bir ayna değildir. Zihin, hakikate yönelen, onu kavramaya çalışan, kavradığını temsil eden ve temsil ettiği şeyi tarihsel, toplumsal, dilsel ve simgesel dolayımlar içinde yeniden üreten etkin bir örüntüleme alanıdır. Bu nedenle zihinsel olguların ve zihinsel örüntülere dayalı yapıların hakikati temsil etme kapasitesi,
17 min read
Sürgünün Mistik Hafızası: Olga Tokarczuk’un Yakub’un Kitapları Romanında Kabala, Mesihçilik ve Modernliğin Eşiği

Sürgünün Mistik Hafızası: Olga Tokarczuk’un Yakub’un Kitapları Romanında Kabala, Mesihçilik ve Modernliğin Eşiği

Öz Olga Tokarczuk’un Yakub’un Kitapları, tarihsel romanın sınırlarını aşarak sürgün, Kabala, mesihçilik, kutsal metin, beden, kimlik ve modernliğin doğuşu üzerine çok katmanlı bir düşünce evreni kurar. Roman, Yakup Frank’ın kişiliği etrafında yalnızca on sekizinci yüzyıl Doğu Avrupa Yahudiliğinin dinsel ve toplumsal krizlerini değil, aynı zamanda Talmudcu ortodoksi
17 min read
Şiirin Sürgün Adası Sözlü Kültürden Görüntüsel Yabancılaşmaya İnsanlığın Ortak Hafızası

Şiirin Sürgün Adası Sözlü Kültürden Görüntüsel Yabancılaşmaya İnsanlığın Ortak Hafızası

İnsanlık tarihi, yalnızca üretim araçlarının, siyasal kurumların, teknik aygıtların ya da ekonomik ilişkilerin tarihi değildir; aynı zamanda insan zihninin kendi kendisini kurma, kendisini anlama, kendisini simgeler içinde çoğaltma ve sonunda kendi yarattığı simgesel evrenler içinde yabancılaşma tarihidir. İnsan, doğanın bağrından kopup kendi bilincinin dar ama büyülü aynasına baktığı andan itibaren
11 min read
Narkissos Miti ve İnsanın Metamorfozu (Türsel -zihinsel evrimi) Üzerine Felsefi, Antropolojik ve Homosentrik Bir yaklaşım:

Narkissos Miti ve İnsanın Metamorfozu (Türsel -zihinsel evrimi) Üzerine Felsefi, Antropolojik ve Homosentrik Bir yaklaşım:

‘’Suda Gördüm Yüzümü, Ondan Devşirdim Özümü’’ Özet Bu makale, Narkissos mitini bireysel bir narsisizm hikayesinden çok, insan türünün doğadan koparak zihninde metafizik bir düzlem oluşturan ve benzetişimci bir düşünceyle soyut değerler üzerinden metafizik bir varoluş inşa eden kültürel bir varlık haline dönüşümünü temsil eden bir alegori olarak ele almaktadır. İnsan,
8 min read
TESS: Evrensel Tragedyanın Doğa Kaynaklı Masumiyetle Modern Bilincin Çatlağı Arasında Yazılan Kırılgan Yasası
YAZILAR

TESS: Evrensel Tragedyanın Doğa Kaynaklı Masumiyetle Modern Bilincin Çatlağı Arasında Yazılan Kırılgan Yasası

Thomas Hardy’nin *Tess of the d’Urbervilles* romanı, İngiliz edebiyatının yalnızca dramatik bir anlatısı değil; insanlığın binlerce yıldır taşıdığı varoluşsal çatlağın modern çağdaki en çıplak biçimde görünür hâle geldiği büyük bir bilinç sahnesidir. Hardy’nin bu romanda işlediği temel düşünce, insanın doğal varoluşuyla tarih boyunca örülmüş kültürel bilinç yapıları
4 min read
Kavramın İmparatorluğu: Roma, Latince ve Batı Uygarlığının Kuruluşu
YAZILAR

Kavramın İmparatorluğu: Roma, Latince ve Batı Uygarlığının Kuruluşu

Bir kültürün insanlık tarihinin ortak belleğine yerleşmesi, yalnızca düşünsel üretiminin derinliğiyle açıklanamaz. Düşünce, kendi başına doğduğu coğrafyanın sınırlarını aşmaya yetmez; onu taşıyacak yollar, kurumlar, diller, yasalar, kentler, ordular, ticaret ağları, tapınaklar, okullar, kütüphaneler ve siyasal örgütlenmeler gerekir. Kültür, ancak bir taşıyıcı beden bulduğunda tarihsel bir güç hâline gelir. Bu nedenle
9 min read