Dostoyevski’nin roman evreninde insan, hiçbir zaman yalnızca kendi bireysel psikolojisinin sınırları içinde anlaşılabilecek yalın bir varlık değildir. O, tarihsel koşulların, toplumsal normların, metafizik boşlukların, bastırılmış arzuların, ahlaki kırılmaların, inançla kuşku arasındaki derin çatlağın içinden konuşan trajik bir varlıktır. Dostoyevski’nin kişileri, gündelik hayatın sıradan akışı içinde beliren roman kahramanları