Dursun Berk

TESS: Evrensel Tragedyanın Doğa Kaynaklı Masumiyetle Modern Bilincin Çatlağı Arasında Yazılan Kırılgan Yasası

TESS: Evrensel Tragedyanın Doğa Kaynaklı Masumiyetle Modern Bilincin Çatlağı Arasında Yazılan Kırılgan Yasası

Thomas Hardy’nin *Tess of the d’Urbervilles* romanı, İngiliz edebiyatının yalnızca dramatik bir anlatısı değil; insanlığın binlerce yıldır taşıdığı varoluşsal çatlağın modern çağdaki en çıplak biçimde görünür hâle geldiği büyük bir bilinç sahnesidir. Hardy’nin bu romanda işlediği temel düşünce, insanın doğal varoluşuyla tarih boyunca örülmüş kültürel bilinç yapıları

By Dursun Berk
Kavramın İmparatorluğu: Roma, Latince ve Batı Uygarlığının Kuruluşu

Kavramın İmparatorluğu: Roma, Latince ve Batı Uygarlığının Kuruluşu

Bir kültürün insanlık tarihinin ortak belleğine yerleşmesi, yalnızca düşünsel üretiminin derinliğiyle açıklanamaz. Düşünce, kendi başına doğduğu coğrafyanın sınırlarını aşmaya yetmez; onu taşıyacak yollar, kurumlar, diller, yasalar, kentler, ordular, ticaret ağları, tapınaklar, okullar, kütüphaneler ve siyasal örgütlenmeler gerekir. Kültür, ancak bir taşıyıcı beden bulduğunda tarihsel bir güç hâline gelir. Bu nedenle

By Dursun Berk
İnsan Kendi Günahlarınca Avlanır: Dostoyevski’de Suçun ve Sorumluluğun Metafiziği

İnsan Kendi Günahlarınca Avlanır: Dostoyevski’de Suçun ve Sorumluluğun Metafiziği

Dostoyevski’nin roman evreninde insan, hiçbir zaman yalnızca kendi bireysel psikolojisinin sınırları içinde anlaşılabilecek yalın bir varlık değildir. O, tarihsel koşulların, toplumsal normların, metafizik boşlukların, bastırılmış arzuların, ahlaki kırılmaların, inançla kuşku arasındaki derin çatlağın içinden konuşan trajik bir varlıktır. Dostoyevski’nin kişileri, gündelik hayatın sıradan akışı içinde beliren roman kahramanları

By Dursun Berk
Dilin Elindeki Ölüm ve Yaşam: Benzetişimci Bilinç, Dolayımsal Algı ve Toplumsal Kötülüğün İnşası

Dilin Elindeki Ölüm ve Yaşam: Benzetişimci Bilinç, Dolayımsal Algı ve Toplumsal Kötülüğün İnşası

Giriş “Mors et vita in manu linguae” — ölüm ve yaşam dilin elindedir. Bu latin sözü, ilk bakışta bireysel ahlak alanına aitmiş gibi görünse de, tarihsel ve toplumsal düzeyde daha geniş bir anlam ufkuna sahiptir. Çünkü dil, yalnızca insanın dünyayı adlandırma aracı değildir; aynı zamanda dünyanın insan bilincinde nasıl kurulacağını, nasıl

By Dursun Berk
Saçmalığın Ontolojisi: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsanlığın Evrensel Tragedyası

Saçmalığın Ontolojisi: Varlık-Bilinç Çelişkisi ve İnsanlığın Evrensel Tragedyası

Öz Bu çalışma, insanın türsel varoluşunu “saçma olan” ile “anlamlı olan” arasındaki temel çelişki bağlamında ele almaktadır. Makalenin ana savı, insanın doğanın zorunlu düzeni içinde varlık kazanan; fakat bilinç aracılığıyla bu zorunluluğu aşmaya, anlamlandırmaya ve evrensel hakikatle özdeşleşmeye yönelen trajik bir varlık olduğudur. Bu çerçevede “varlık-bilinç çelişkisi”, insanın hem kültür

By Dursun Berk
Giriş: Hakikat ve Gücün Çatışması

Giriş: Hakikat ve Gücün Çatışması

İnsan, varoluşunu anlamlandırma ve türün varlığını güvenli bir yapı içinde sürdürebilme arayışıyla, zihnindeki imgelerden ve değer örüntülerinden oluşturduğu metafizik dünyasında kutsal iradeyi, yani varoluşunu belirleyen gücü merkeze koyar. Bu, bilinç ile bilinçaltı arasındaki, bir başka deyişle id, ego ve süperego arasındaki ilişkiyi şekillendiren varoluşsal bir dinamiğe dönüşür. Aynı zamanda, zihinsel

By Dursun Berk
BAŞ, BEYİN VE ÇENENİN EVRİMİ: DOĞAL, TÜRSEL VE TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜN ANATOMİSİ

BAŞ, BEYİN VE ÇENENİN EVRİMİ: DOĞAL, TÜRSEL VE TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜN ANATOMİSİ

Özet İnsan başı, yalnızca bir anatomik yapı değil, doğanın kendi bilincine ulaşma çabasında bir eşiği temsil eder. Bu makale, baş-beyin-çene üçlüsünün evrimini biyolojik, nörofizyolojik ve sosyo-kültürel boyutlarıyla ele alarak, insanın doğadan kültüre geçişindeki temel dinamikleri tartışır. Ateşin kullanımı, beslenme biçimlerinin değişimi, tarım ve mutfak olgusunun kurumsallaşmasıyla ortaya çıkan biyomekanik, bilişsel

By Dursun Berk